Dinleme, Anlama, Okuma, Yazma

Dinleme, Anlama, Okuma ve Yazma… Bu dört kelimeyi iki şekilde anlayabiliriz. Birinci olarak dinle, anla, oku ve yaz eylemlerini yapma işlevidir. ikinci anlamı ise bu eylemleri olumsuz olarak niteleyerek yapılmaması anlamıdır. Amacım burada Türkçe dersi vermek değil. Zaten Türkçe dersi verecek kadar eğitim ve donanıma sahip değilim. Bu yazıdaki amacım Dinleme, Anlama, Okuma ve Yazma eylemelerini insanların neresinden anladığı ve uyguladığıdır.
Dikkatimi çeken bazı tespitlerimi sizinle paylaşmak istedim. Dün akşam gece üçe kadar, Abbas GÜÇLÜ ile Genç Bakış programını izledim. Konu Filistin ile İsrail arasındaki savaş. Konuklar konusunda Türkiye'nin duayenleri. Kimler mi? Gazeteci Mithat BEREKET, Ortadoğu Uzmanı Doç. Dr. Sedat Laçiner, Emekli Libya ve Paris Büyükelçisi Uluç Özülker…
Programın yapıldığı yer İstanbul Ticaret üniversitesi. Programın açılışında uzmanlar konuştu, daha sonrada geleceğimizi emanet edeceğimiz üniversiteli gençlik, yorumları ile birlikte sorular sordu. Konu gündemin en önemli konusu, konuklar gündemin birebir içinde olan konuklar.
Şimdi dikkatimi çeken birkaç şey var. Birincisi, salondaki bir üniversite öğrencisi bile uzmanların konuştuğunu dinledi/medi. Dinlemediği için anlamadı. Zaten daha öncede bu konuyla ilgili bir şey okumadıkları, yazdıkları notlardan belliydi. Çünkü 3 değerli konuk aynı şeyleri defalarca tekrarladığı halde bir türlü öğrencilerin frekansına giremediler. Öğrenciler sürekli olarak İsrail aleyhine sloganlar atıyor. Asker gönderelim diyor. İsraillilerle çarpışalım diyorlar!..
Şimdi gelelim soru ve cevap bölümüne;
Öğrencilerden hangisi askerlik yaptı?
Hiçbiri....
Kimin için savaşacaklar?
Hamas için...
Hamasın lideri Filistinde mi?
Değil.
Peki Filistin'in hangi düzenli ordusuna katılacaklar?
Bilinmiyor…
Konu ne?
Müslüman, Musevi çatışması.
Hangi Müslüman devlet savaşmayı planlıyor?
Hiçbiri.
Bırakın müslümanlığı kendi ırklarından kim savaşmayı planlıyor?
Hiçbiri.
İsrail ve Filistin olaylarını nereden öğreniyorlar?
Üniversite gruplarından.
Bu konuyla ilgili hiç akademik kitap okudular mı?
Hayır.
Gündem nereden takip ediliyor?
Tribünlere oynayan medyadan.
Ünivesite haricinde Türkiye vatandaşının talebi ne?
Program başlarken %90 asker gönderelim. Program biterken oran %51′e indi.
Bu oran neyi ifade ediyor?
100 izleyiciden 48′i konuyu dinlemiş, anlamış ve okumuş.
Aklımda kalan bir kaç yanlışı aktarayım.
Bir öğrenci filstine askeri yardımın NATO ile gönderileceğini belirtti. Belirtti diyorum çünkü çok emin. Yanlıiş.... Bu tip barış harekatlarını Birleşmiş Milletler yapmakta. Başka bir öğrenci AB’yi vizyonsuz olmakla suçladı. Yanlııııış. AB’nin öncelikli amacı siyasi işbirliği değil, ekonomik işbirliğidir. Ekonomik işbirliğinde oldukça başarılı olan AB bu başarısını ilk başlarda kuruluş amacı bu olmasa da siyasi yaklaşımlarda bulunmaya başlamıştır. Yani amacını yerine getirmiş, tatmin olmuş ve bundan sonra siyasi statüye geçme hazırlığına girmiş. (bu konuda AB’nin ne olduğunu bilmeden o kadar çok demeç veren var ki bir insan oğlu açıp AB nedir diye merak edip okumuyor).
Diğer taraftan bu programda hem müslüman, hem de Türk olan, Türk'i Cumhuriyetleri ile ilgili kimse bir şey söylemedi. Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan vs.
Yukarıda ki konuyu örnek olarak yazdım. Esasında konumuz  İsrail – Filistin savaşı değil, Bu savaşı sadece bir örnek olarak vermek istedim. Yinede belki savaş ile ilgili fikrimi merak eden olursa.
Gönlüm iki tarafında kayıpsız olarak savaşın durdurulması ve barışa giden yola bir an önce girilmesidir.
Neyse yazdıkça konu dağılıyor. Bu sayfayı buraya kadar okuyacak ziyaretçim çok az, belki de hiç okuyan çıkmayacak.Bazı okuyuculari birkaç satıra bakarak direkt yorum yazacak. Anlatmak istediğim siz siz olun, karşınızdaki kişiyi dinleyin, anlamaya çalışın. Okuyun ve okuduğunuzu sonuna kadar bitirmeden fikir beyan etmeyin.
Yazı 2009 yılında yazılmıştır.
Dinleme, Anlama, Okuma, Yazma Dinleme, Anlama, Okuma, Yazma Reviewed by ömür yilmaz on 04:15 Rating: 5

1 yorum :

Adsız dedi ki...

Konuya sazan gibi dalma mevzuu bu olsa gerek. Bizim memlekette bulunmaz örnekleri mevcut. Mısır Piramitleri Çalınmış gibi , israil’e daha sert cevap verelim gibi bir çok örnek mevcut.
Hele bizim kahvehanelerde ise, bakkalın berberin mahallenin sorunlarını çözdün mü tüm ülkenin sorunları çözülecekmiş gibi yaklaşımlar bitiriyor beni :)

Blogger tarafından desteklenmektedir.